Yazar Kasa Nasıl Yazılır TDK? Kural Tamam, Peki Anlam Ne Diyor? Doğrusu “yazar kasa” — ayrı yazılır; ama asıl mesele, bu kuralın teknoloji, mevzuat ve günlük kullanımda yarattığı gerilimdir. Şunu en baştan söyleyeyim: “Yazar kasa nasıl yazılır TDK?” sorusuna yanıtım net ve tartışmasız: Ayrı. Ama bu yazı sadece bir yazım kılavuzu özeti değil. Dilin omurgasını kurallar belirler; ruhunu ise insanlar, kurumlar ve teknolojiler çekiştirir. Bu yüzden bugün, güçlü bir görüşle geliyorum: Kuralı bilmek yetmez—onu eleştirmek, sınamak ve geleceğe göre yeniden düşünmek gerekir. Hazır mısınız beyin fırtınasına? Kuralın Çıplak Hâli: TDK Ne Diyor? Türk Dil Kurumu, -ar/-er vb. sıfat-fiil ekleriyle kurulan…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hidroloji Jeoloji Nedir? Eğitim Perspektifinden Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenme, insanın içsel dünyasında başlattığı bir yolculuktur. Her bilgi, her yeni keşif, öğrencinin dünyayı anlama biçimini dönüştürür. Bu dönüşüm sadece bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de derin etkiler yaratabilir. Bir eğitimci olarak, her öğrenciye öğretmekten çok, onlara bilgiye nasıl ulaşabileceklerini ve bu bilgiyi nasıl anlamlandırabileceklerini göstermek daha önemli gelir. İşte tam da bu nedenle, öğrenme teorileri ve pedagojik yöntemler üzerine düşündüğümüzde, birçok farklı alanda uygulamalı bilgiler edinmenin ne kadar kritik olduğunu fark ederiz. Bu yazıda, özellikle hidroloji ve jeoloji gibi iki önemli bilimsel alanı ele alacağız. Bu iki alan,…
Yorum BırakOto Boyacı Ne Kadar Maaş Alır? (2025 Rehberi) Arabanızı teslim ettiğiniz o atölyeye girip tek bir çizik kalmasın diye nefesini tutarak tabancayı süren ustayı düşünün. Boya kabininin sıcaklığı, kompresörün uğultusu, renk kartelasında o tonu yakalama telaşı… İşte bu yazı, o emeğin ederini konuşmak için. Gelin, oto boyacılığının köklerinden bugünün maaşlarına, yarının fırsatlarına kadar içten ve samimi bir sohbete başlayalım. Kökler: Zanaatın ince ayarı Oto boyacılığı, kaporta işçiliğiyle yan yana büyüyen, renk bilgisi, yüzey hazırlığı ve sabır isteyen bir zanaat. Eskinin selülozik ve akrilik sistemlerinden su bazlı ve yüksek katı maddeli (high-solid) sistemlere uzanan teknoloji dönüşümü, işi hem daha teknik hem…
Yorum Bırak“Laminant” Nasıl Yazılır TDK? Bilimsel Merakla Başlayan, Net Sonuca Varılan Bir Yolculuk Bir kelimenin doğru yazımını ararken aslında sadece sözlükteki bir maddeyi değil, dilin yaşayan dokusunu da inceliyoruz. Bugün, sık sık “laminat” diye duyduğumuz bu sözcüğün TDK’ya göre doğrusu nedir sorusunu bilimsel merakla ele alalım; verilerle, kullanım örnekleriyle, gerçek hayattan sahnelerle ilerleyelim. TDK Ne Diyor? Doğru Yazım: “Laminant” Türk Dil Kurumu’nun Güncel Türkçe Sözlük’ünde madde başı olarak yer alan biçim laminanttır. TDK doğru yazımları Güncel Türkçe Sözlük üzerinden sunar ve yazım konusunda başvuru adresinin burası olduğunu açık biçimde belirtir. Dolayısıyla normatif kabul, “laminant” yönündedir. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Günlük dilde yaygınlaşan “laminat” biçimi…
Yorum BırakGüneş Neye İyi Gelir? Edebiyatın Işığında Bir Ruh Analizi Kelimelerin Işığında Başlayan Bir Güneş Kelimeler bazen bir gölgeyi kaldırır, bazen içimizdeki karanlığa bir ışık salar. Bir edebiyatçı için her kelime, bir tür doğuş anıdır — tıpkı sabahın ilk ışığı gibi. Edebiyat, güneşin en eski dostudur: bir metnin içinden doğar, bir karakterin kalbinde batar, sonra yeniden başka bir hikâyede yükselir. “Güneş neye iyi gelir?” sorusu da bu yüzden yalnızca biyolojik bir merak değil; aynı zamanda insana, duygulara ve anlatılara dair derin bir çağrıdır. Edebiyatın tarihinde Güneş, yalnızca sıcaklık değil, bir tür uyanış metaforu olmuştur. Her metin, kendi güneşini taşır — bazen…
Yorum BırakGümüşhaneli Ünlüler Kimler? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Yolculuk Bir Öğretmenin Kalbinden: Öğrenme Bir Yoldur Bir eğitimci için her insan bir hikâyedir. Her başarı, öğrenmenin dönüştürücü gücünün sessiz bir tanıklığıdır. “Gümüşhaneli ünlüler kimler?” sorusu bu anlamda yalnızca bir kimlik araştırması değil, aynı zamanda öğrenmenin bireyi, toplumu ve kültürü nasıl biçimlendirdiğini sorgulatan bir pedagojik davettir. Gümüşhane’nin dağları, vadileri ve sade yaşam biçimi, içinden geçen insanları sessizce eğiten bir sınıf gibidir — her taşın, her sesin bir dersi vardır. Epistemolojik Bakış: Bilgi Nereden Gelir? Bir Gümüşhaneli çocuğun dağ başında dinlediği bir hikâye, ileride bir şairin dizelerine; köy okulunda yazdığı ilk satır,…
Yorum BırakGoogle Hesabımda Kim Var? Dijital Öğrenmenin Pedagojik Bir Analizi Bir eğitimci olarak her zaman öğrenmenin dönüştürücü gücüne inanırım. Öğrenmek, yalnızca bilgi edinmek değil; aynı zamanda kendini, ilişkilerini ve teknolojiyi anlamaktır. Günümüzde öğrenme artık sadece sınıflarda değil, dijital dünyada da sürüyor. Bu bağlamda “Google hesabımda kim var?” sorusu, yalnızca bir güvenlik merakı değil; aynı zamanda bir farkındalık, bir öğrenme çağrısıdır. Çünkü dijital kimliğimiz, bizim pedagojik deneyimimizin bir parçası haline geldi. Dijital Öğrenme Çağında Kimlik ve Farkındalık Eğitim, farkındalıkla başlar. Google hesabı gibi araçlar artık sadece bilgiye erişim sağladığımız alanlar değil; aynı zamanda kişisel verilerimizin, öğrenme alışkanlıklarımızın ve düşünme biçimlerimizin depolandığı alanlardır.…
Yorum BırakDünyanın En Erken Golü Kaç Saniye? Bir Psikoloğun Sahaya İnişi Bir psikolog olarak futbol sahasının çimlerinde dolaşmak, ilk bakışta alışılmadık bir manzara gibi görünebilir. Ancak insan davranışının en saf hâli bazen bir stadyumun uğultusunda, bazen bir topun ağlarla buluştuğu o anda gizlidir. Dünyanın en erken golü yalnızca bir spor istatistiği değildir; bilinçaltının, refleksin, sezginin ve motivasyonun çarpıştığı milisaniyelik bir dramdır. Peki, bir insan beyninin bu kadar kısa sürede başarıya ulaşabilmesi ne anlama gelir? Rekorun Ardındaki Sayılar Futbol tarihinin en erken golü, 2,1 saniyede atıldı. Bu rekor, 2022 yılında Arjantinli Ricardo Olivera’ya ait. 2,1 saniye — bir insanın gözünü kırpmasıyla bir…
Yorum BırakKapaklı İlçesi Nereye Bağlı? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Merhaba sevgili okur, Hayata tek pencereden bakmanın çoğu zaman bizi yanılttığını düşünenlerdenim. Çünkü her konunun birden fazla boyutu vardır ve her bakış açısı, bize gerçeğin farklı bir yüzünü gösterir. Bugün bu bakış açısı zenginliğini “Kapaklı ilçesi nereye bağlı?” sorusu üzerinden konuşalım istedim. Basit gibi görünen bu soru aslında coğrafi, idari, toplumsal ve duygusal yönleriyle çok katmanlı bir konuyu işaret ediyor. Hadi birlikte, bu küçük gibi görünen sorunun derinlerine inmeye çalışalım. — Kapaklı’nın Coğrafi ve İdari Gerçekliği: Objektif Bir Bakış Öncelikle en temel bilgiden başlayalım: Kapaklı, Türkiye’nin Marmara Bölgesi’nde yer alan…
Yorum BırakKantaron Yağı Yara İzi Geçirir mi? Şifadan Toplumsal Dönüşüme Uzanan Bir Hikâye İyileşme… Kimi zaman bir yaranın kapanmasıyla, kimi zaman bir sözle, kimi zamansa bir toplumun dönüşümüyle ilgilidir. “Kantaron yağı yara izi geçirir mi?” sorusu aslında sadece bir cilt sorununun ötesine geçer; iyileşmenin doğasını ve toplumsal anlamını da düşünmemizi sağlar. Bu yazıda, doğanın sunduğu en eski şifa kaynaklarından biri olan kantaron yağını hem bilimsel hem de toplumsal bir mercekten inceleyeceğiz. Çünkü bir yarayı iyileştirmek bazen bir insanı, hatta bir toplumu iyileştirmekle eşdeğer olabilir. Kantaron Yağı Nedir? Doğanın Altın Şifası Kantaron yağı, Hypericum perforatum adlı bitkinin çiçeklerinden elde edilen kırmızımsı bir…
Yorum Bırak